Enerji: Batılı Şirketlerin Kalesi
Fildişi Sahili'nin enerji sektörü, başından beri uluslararası büyük şirketlerin damgasını taşımaktadır. Sektörün en güncel ve en çarpıcı gelişmesi, İtalyan enerji devi ENI'nin ülkedeki en büyük açık deniz yatağı olan Baleine projesindedir. ENI, 2026 yılı başında Azerbaycan devlet petrol şirketi SOCAR'a Baleine projesindeki yüzde 10'luk hissesini satma konusunda bağlayıcı bir anlaşma imzaladı. ENI bu anlaşmayla Baleine'de yüzde 47,25'lik hisseyle operatör konumunu korurken Vitol yüzde 30, yerel şirket Petroci ise yüzde 22,75 oranında pay sahibi olmaya devam ediyor.
Baleine, 2021'de keşfedilmiş olup Afrika'nın net sıfır emisyonlu ilk geliştirme projesi olma özelliğini taşıyor. Halihazırda günlük 62.000 varil petrol ve 75 milyon fit küp gaz üretimi gerçekleştirilen projede 3. Faz ile birlikte üretimin 150.000 varile ve 200 milyon fit küp gaza çıkması hedefleniyor.
SOCAR'ın bu coğrafyadaki varlığı yalnızca Baleine hissesiyle sınırlı değildir. SOCAR daha önce Fransa'nın Total liderliğindeki LNG konsorsiyumunda yüzde 26 pay edinerek Fildişi Sahili'ndeki bir gaz terminalinin inşası ve işletilmesi sürecine dahil olmuştu.
Ülkenin elektrik altyapısı açısından ise Batı Afrika'nın üçüncü büyük elektrik sistemine sahip olan Fildişi Sahili, bölgenin elektrik merkezi olmayı hedeflemektedir. Bu hedef doğrultusunda özellikle kırsal elektrifikasyon ve yenilenebilir enerji alanlarında önemli yatırım ihtiyaçları devam etmektedir.
Maden: Bölgede Türk İzleri
Türk sermayesinin maden sektöründeki varlığı ağırlıklı olarak Fildişi Sahili'nin komşusu Burkina Faso üzerinden teyit edilmektedir. Afro Turk SA, Burkina Faso'da Oudalan eyaletindeki Tambao ve Soum eyaletindeki Inata altın madenlerini işletmek üzere yerel hükümetten onay almış bir Türk şirketidir.
Fildişi Sahili özelinde ise birçok kişi ve şirketin madencilik arama izni aldığı bilinmektedir. Ancak bu noktada son derece önemli bir gerçeğin altını çizmek gerekmektedir: arama izni almak, o sahada maden bulunduğu anlamına gelmez. Zemin etüdü, sismik araştırma ve sondaj gibi teknik ve maliyetli süreçler tamamlanmadan elde edilen izinler, ekonomik bir değer taşımamaktadır. Bu ayrımı görmeden yapılan yatırımlar ciddi kayıplara yol açabilmektedir.
Abidjan’daki ofisimizle iletişime geçin. Türkçe ve Fransızca destek sunuyoruz.